?
Rehberlik, seçimler ve uyum yapmada, problem çözmede bir kişinin ötekine verdiği
yardımdır.
? Rehberlik, problem çözebilmesi,
bağımsız hale gelebilmesi ve içinde yaşadığı toplumun sorumlu bir üyesi
olabilmesi için bireye verilen yardım sürecidir.
? Rehberlik, demokratik ortam
içinde bireyin kapasite ve yeteneklerini en uygun biçimde geliştirmeyi amaçlayan
ve uzman kişilerce verilen ve tüm eğitim programının bir parçası olarak sunulan
hizmetlerdir.
? Rehberlik, kendini anlaması ev
okul ve topluma en iyi uyum yaparken kendi kendini yönetebilmesi için, bireylere
yardım etme sürecidir.
Eğitsel rehberlik faaliyetleri:
Öğrencilerimizin öğrenmelerini kolaylaştırmak ve akademik başarıyı arttırmak
amacıyla plânlanır.
Kişisel-sosyal rehberlik faaliyetleri:
Öğrencilerimizin kendileri ve başkalarını anlaması ve kabul etmesi, günlük yaşam
becerileri kazanması, aile ve toplum olgusunu kavrayarak bu ortamlarda sağlıklı
ilişkiler geliştirebilmesine yardımcı olmak amacıyla plânlanır
Meslekî rehberlik faaliyetleri:
Öğrencilerimizin çeşitli meslekleri tanımaları ve kendi özelliklerine uygun olan
meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleklere hazırlanmaları ve her dönemdeki
meslekî gelişim görevlerini sağlıklı bir şekilde başarmaları için gerekli
desteği sağlamak amacıyla planlanır.
Şimdi sizden gözlerinizi kapatmanızı ve 25 yıl sonrasını hayal etmenizi istesem!
Belki biraz zorlandınız ama o karelerde neler görüyorsunuz? Bugün her şeyinizi
verdiğiniz fedakarlıklarda bulunduğunuz biricik çocuklarınız da sizinle birlikte
büyümüşler
Peki Özel yaşamları nasıl?
Nasıl bir eğitim almışlar?
Nasıl bir meslek sahibiler?
Nasıl bir kişilik özelliğine sahip?
Sağlıkları nasıl vb?.
Bu soruları çoğaltmak mümkün ama daha önemlisi nasıl cevap veriyorsunuz veya
nasıl olmasını istiyorsunuz?
Çocukların özgüvenlerini sağlamak için yapılacak şeyler:
1. Var olmalarının sizin
için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin.
2.
Kendilerine olan özgüvenlerinde sarsıntı gördüğünüz an harekete geçin. Unutmayın
kendine özgüveni duymak kendini beğenmişlik ya da kibirlilik demek değildir.
3. Çocuğunuzun gerçek
özgüveni sağlamasında yardımcı olun. Çocuğunuzun zayıf yanlarını görmezlikten
gelmeyin, dürüst olun, ama onları eleştirmeyin..
4. Çocuğunuza kendisine has
yeteneklerini ortaya çıkartmasında yardımcı olun. Çocuklar birbirlerinden
farklıdır. Her çocuğun farklı özellikleri ve yetenekleri vardır
5. Yaptıkları ve
ilgilendikleri şeylerden sizin için ne kadar önemli ve değerli olduğunu gösterin
6. Evinizde herkesin
birbirine güveneceği bir ortam oluşturun. Duygularını, düşüncelerini, sevgisini,
başarı ya da başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını aile fertleriyle rahatça
paylaşabilen çocuklar özgüvenli olurlar.
7. Çocuğunuza kendi
davranışlarınızla örnek olduğunuzu unutmayın. Çocuklarınıza, onlarda görmek
istemediğiniz davranışlarda bulunmayın..
8. Beklentileriniz
çocuğunuzun seviyesinde olsun, onu aşacak beklentilerinden kaçının.
9. Çocuklarınıza
sorumluluklar verin. Kendisine güvenilip sorumluluk verilen çocuklar kendilerini
yararlı ve önemli hissederler.
10. Ne yaparlarsa yapsınlar
onları bağışlayın ve sevgi ile emniyette olduklarını hissettirin. 11.Birlikte
vakit geçirin.
12. Onların özgüvenlerini
sağlayacak sözlerde bulunun ?Yardımların çok işime yaradı, teşekkür ederim? ya
da ?Bak bu aklıma gelmemişti bu konudaki fikrini çok beğendim? gibi sizlerle
onların katkılarına değer verdiğinizi gösterin.
13. Çocuğunuzla ilgili
problemleri onu suçlamadan ya da onun karakterini eleştirmeden tartışın
14. Kendine güven, hayata
karşı yapıcı ve olumlu bir bakış açısını ve kendi gücüne inanmayı gerektirir.
Televizyon mu Sizi,
Siz mi Televizyonu?
KİM KİMİ YÖNETİYOR?
Yemeği çocuğunuzun en çok sevdiği programların saatine göre mi ayarlıyorsunuz?
Çocuğunuz televizyon izlediği için yatağa gitmek istemiyor mu?
Dikkat, ailece televizyonun egemenliğine girmiş olabilirsiniz!...
Evlerimizde en merkezi yeri televizyon işgal ediyor. Gündelik hayatımızda pek
çok şeyi televizyona göre ayarlıyoruz.
Televizyon bir tür sosyal dolgu sanki, özellikle de çocukların hayatında, pek
çok çocuk için televizyon ana babanın, oyun arkadaşının yerini dolduruyor. Tabi
ne kadar doldurabilirse, o kadar...
Araştırmalar televizyonda sık sık şiddet sahneleri izleyen çocukların
başkalarının acılarına karşı duyarsız ve daha saldırgan olduklarını gösteriyor.
Aşırı televizyon izleme nedeniyle çocukların ruhsal ve fiziksel sağlıkları
tehdit altında. Çocuklardaki uyku bozuklukları, depresyon ve hiperaktivite
sorunlarında televizyonun rolü var.
Artık, televizyon tarafından yönetilmekten kurtulup televizyonu yönetmeye
başlamalısınız. Aşağıda, bu yolda size yardımcı olacak bazı pratik öneriler
bulacaksınız. Unutmayın, çocuğunuzu televizyon bağımlısı olmaktan kurtarmanın
ilk adımı, sizin bağımlılıktan kurtulmanızdır.
Televizyonu Yönetmenin İlkeleri
?
Televizyonu bir çocuk bakıcısı gibi kabul etmeyin.
Televizyon izlemeyi çocuğunuzla birlikte geçirebileceğiniz ortak bir etkinlik
gibi görmelisiniz. Çocuğunuzun televizyona dalıp gitmesini, sizin de dinlenmeniz
ya da başka şeylerle uğraşmanız için ideal bir fırsat sayıyorsanız,
yanılıyorsunuz.
?
Haftalık ya da günlük televizyon izleme programı yapın ve uygulayın.
Günlük gazetelerin televizyon sayfaları ne işe yarıyor sanıyorsunuz.
?
Televizyona alternatif aile etkinlikleri düzenleyin.
Aslında çocuklar televizyon yerine, kendilerinin aktif olarak katılabilecekleri
uğraşları, oyunları tercih etmeye çok yatkındırlar. Yeter ki siz onlarla
birlikte olacak enerjiyi bulun. Eve misafir geldiğinde televizyonu açmayarak
bile bu yolda bir adım atmış olursunuz.
?
Televizyonda izlenilenleri aile içinde konuşma konusu yapın.
Televizyonu yönetmek demek, bütünüyle televizyonsuz bir hayat demek değildir.
Aksine seçtiğimiz programları hep birlikte seyretmenin ve onun üzerinde
konuşmanın çok yararı olacaktır. Çocuğunuzla izledikleriniz üzerine yaptığınız
konuşmalardan çok şey öğrenecektir.
?
Televizyon karşısında yemek yemek kural değil, istisna olmalıdır.
Kimi evlerde yemek masasının yeri televizyona göre ayarlanmaktadır. Sonuçta ne
tam anlamıyla yemek yemenin ne de televizyon izlemenin keyfi yaşanmakta. Ailece
yaşanabilecek en keyifli anlardan biri olan akşam yemeklerinin felaket ve şiddet
manzaralarıyla gölgelenmesine izin vermeyin.
?
Televizyonun yerini bir daha düşünün.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Televizyonu ailece en çok vakit
geçirdiğiniz odanın/ salonun dışında bir yere koymaya ne dersiniz?